Bugun...



LİMANI YIKIN, GİRESUN'U DA ÜSTÜNÜZE TAPULAYIN

Mustafa Sarıaydın'ın kaleminden....

facebook-paylas
Güncelleme: 02-06-2021 21:44:04 Tarih: 02-06-2021 14:03

LİMANI YIKIN, GİRESUN'U DA ÜSTÜNÜZE TAPULAYIN

SEKA bağıra bağıra gitti yerine top sahası yaptılar.

Beyaz Giresunlular cıbban çaldı.

Uzun zamandan beri de hedeflerine Giresun limanını aldılar;

tozu, manzarayı bahane edip kampanyalar düzenlediler.

Hatta AKP'de yöneticilik yapmış biri de 'Limanın kapısına yüzlerce kişiyi yığalım' diyecek kadar ileri gitti.

Onlar bu şehrin kaymağını yiyen beyaz Giresunlular;

Onlar lüks içinde yaşayan baronlar, derebeyler.

Onlar ki servetlerinde bir damla alın teri olmayanlar.

Onlar ne bilsin yoksulluğu;

Onlar eve bir kilo et götüremeyen babanın çocuklarına baktıkca ciğerinin yandığını nereden bilsin?

Onlar elektrik faturası geldiğinde 'kaç lira gelmiş bakayım' diyen babanın faturayı tutan ellerinin titrediğini nereden bilsin?

Onlar fırına bayat ekmek almak için utançlarına gidemeyip de çocukların gönderildiğini nereden bilsin?

Onlar akşam üstü marketlerin dökmeyip kenara koyduğu sebzeleri evlerine götüren annenin içine akıttığı gözyaşını nereden bilsin?

Nereden bilsin o annenin 'bir tanıdık görmesin' diye yüzünü sakladığını?

Yıktırın limanı manzaranız bozulmasın!

Yok edin etegreyi hatta fındık kavurma tesisleri Giresun'a karbonmonoksit yayıyor diye onları da yıktırın, yeter ki sizin havanız bozulmasın!

Siz nereden bilirsiniz, et alacak parası olmayan babanın kasaba gidip "Köpeğime yedireceğim" diye aldığı kemiği beslenme yetersizliğinden gelişemeyen çocuğu veya hasta anası için aldığını?

Köpeğime derken dudagı titreyen, ciğeri parçalanan o babanın da bu şehirde hakkının olduğunu neden görmezden ey geliyorsunuz ey yetkililer!

Siz nereden bilirsiniz trilyonluk lüks arabalarınızı üzerine toz konmasın diye kumandalı otoparklarınıza çekerken, bu şehirde binlerce vatandaşın 'doğalgaz fazla yanmasın' diye yorganın üstüne battaniye çektiğini?

Kışın kar yağdığında 'Haydi kar mazarası izleyelim' diye çocuklarını lüks arabalara bindirip Dikmen'e, Çaldağ'a, Kullakkaya'ya gidenler, 'manzarımız kesiliyor' dedikleri limanda çalışanların, oradan para kazanan çilekeş kamyoncunun çocuklarının üşümemek için birbirine sarılarak uyuduğunu nereden bilsin ki?

Yıktırın limanı yeter ki derebeylerin manzarası bozulmasın...

Bu şehir, çantacı vekillik yaptığı için vatandaşın yüzüne bakamadığından ara sokakları tercih eden başı eğik seçilmişleri de gördü.

Ey bu şehrin oyları ile seçilen Cemal Öztürk, size bel bağlayan yoksullara borcunuzu ödeyin!

Ey bu şehrin çocuğu Sabri Öztürk, zaten 3. sıradasın kaybedecek neyin kaldı, yak artık gemileri!

Ey bu şehrin şehr-ül emini Aytekin Şenlikoğlu

'üç-beş beyaz Giresunlunun manzarası kesilmesin diye' limana göz dikenleri sevindirme!

Vallahi ah alırsın billahi ah alırsın!

Et yüzü görmeyen çocukların, birbirine sarılarak yatan yavruların, bayat sebzeleri alırken yüzünü saklayan anaların ve elektrik faturasını titreyen elleriyle okuyan babaların ahı yakar adamı.

Üç-beş Beyaz Giresunlunun aferinini alayım derken ekmeğini alınteri ile yoğuranların ahını alma...

Ey Kenan Tatlı, sen de yoksulluk içinde büyüdün, kartal taksi ile ayakkabı satarak helal ekmek parası kazanmanın zorluklarını iliklerine kadar yaşadın, vur artik masaya;

şu beyaz Giresunlulara 'Hadin oradan" deme zamanı!

Hepiniz iyi bilin ki;

bu şehir üç-beş beyaz Giresunludan büyüktür ve bu düzen devam ederse Ordu'yu geçin, yakında Gümüşhaneyi de kıskanmaya başlarız...

 




Bu haber 465 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI